İki ülke, iki yaklaşım
Hollanda’ya taşındıktan sonra insanın gözüne çarpan küçük ama anlamlı bir fark var:
Okullarda ve bazı marketlerde çocuklara ücretsiz meyve veriliyor.
Bu bir kampanya değil, bir tesadüf hiç değil.
Bu, bilinçli bir sistem.
Hollanda’daki birçok ilkokul, AB destekli Okul Meyve Programı kapsamında haftanın belirli günleri çocuklara ücretsiz meyve ve sebze dağıtıyor. Amaç açık:
– Sağlıklı beslenme alışkanlığı
– Şekerli ve işlenmiş gıdaların azaltılması
– Çocuklar arasında eşitsizliğin önlenmesi
Kim ne getirdi, kim getiremedi diye bakılmıyor.
Herkes aynı elmayı yiyor.
Market tarafında da benzer bir refleks var.
Çocuk reyonlarında ücretsiz muz, elma ya da mandalina görmek burada “haberlik” bir şey değil. Sağlıklı olanın teşvik edilmesi normal kabul ediliyor.
Şimdi Türkiye tarafına bakalım.
Türkiye’de okullarda yaygın tablo şu:
– Kantinde simit, poğaça, cips, şekerli içecek
– Meyve varsa genelde paralı
– Sağlıklı seçenek çoğu zaman daha pahalı
Burada mesele Türkiye’yi kötülemek değil.
Mesele yaklaşım farkı.
Hollanda şunu söylüyor:
“Sağlıklı beslenme çocuğun şansı değil, hakkıdır.”
Türkiye’de ise tablo daha çok aileye bırakılmış durumda. Bilinci olan kurtarıyor, olmayan geride kalıyor. Sistem çocuğun tabağında eşitlemiyor.
İşin ironik tarafı şu:
Türkiye bir tarım ülkesi.
Hollanda ise toprağı sınırlı ama planı güçlü.
Bu konu bana şunu düşündürüyor:
Sosyal devlet, nutuk atarak değil; çocuğun eline tutuşturulan bir elma ile başlıyor.
Siz ne düşünüyorsunuz?
Türkiye’de okulda meyve deneyimi olan var mı?
Hollanda’daki uygulamayı yeterli buluyor musunuz?
Hollanda’ya taşındıktan sonra insanın gözüne çarpan küçük ama anlamlı bir fark var:
Okullarda ve bazı marketlerde çocuklara ücretsiz meyve veriliyor.
Bu bir kampanya değil, bir tesadüf hiç değil.
Bu, bilinçli bir sistem.
Hollanda’daki birçok ilkokul, AB destekli Okul Meyve Programı kapsamında haftanın belirli günleri çocuklara ücretsiz meyve ve sebze dağıtıyor. Amaç açık:
– Sağlıklı beslenme alışkanlığı
– Şekerli ve işlenmiş gıdaların azaltılması
– Çocuklar arasında eşitsizliğin önlenmesi
Kim ne getirdi, kim getiremedi diye bakılmıyor.
Herkes aynı elmayı yiyor.
Market tarafında da benzer bir refleks var.
Çocuk reyonlarında ücretsiz muz, elma ya da mandalina görmek burada “haberlik” bir şey değil. Sağlıklı olanın teşvik edilmesi normal kabul ediliyor.
Şimdi Türkiye tarafına bakalım.
Türkiye’de okullarda yaygın tablo şu:
– Kantinde simit, poğaça, cips, şekerli içecek
– Meyve varsa genelde paralı
– Sağlıklı seçenek çoğu zaman daha pahalı
Burada mesele Türkiye’yi kötülemek değil.
Mesele yaklaşım farkı.
Hollanda şunu söylüyor:
“Sağlıklı beslenme çocuğun şansı değil, hakkıdır.”
Türkiye’de ise tablo daha çok aileye bırakılmış durumda. Bilinci olan kurtarıyor, olmayan geride kalıyor. Sistem çocuğun tabağında eşitlemiyor.
İşin ironik tarafı şu:
Türkiye bir tarım ülkesi.
Hollanda ise toprağı sınırlı ama planı güçlü.
Bu konu bana şunu düşündürüyor:
Sosyal devlet, nutuk atarak değil; çocuğun eline tutuşturulan bir elma ile başlıyor.
Siz ne düşünüyorsunuz?
Türkiye’de okulda meyve deneyimi olan var mı?
Hollanda’daki uygulamayı yeterli buluyor musunuz?