-
- Katılım
- 2 Kasım 2025
-
- Mesajlar
- 4
-
- Tepkime puanı
- 6
-
- Konum
- Bergen op Zoom
Selamlar HollandaPortal sakinleri!
Hollanda’ya yeni gelecek olan veya oturum süreciyle uğraşan arkadaşlar için kendi yaşadığım, biraz pahalıya patlayan ama büyük dersler çıkardığım bir tecrübemi paylaşmak istiyorum. Amacım, benim düştüğüm hatalara düşmemeniz ve kendi işinizi takip etmenin ne kadar kritik olduğunu görmeniz.
Ben Bulgaristan doğumlu, çifte vatandaşım; eşim ise Türk vatandaşı. Hollanda’ya geldiğimizde eşimin oturum başvurusu için (AB vatandaşı eşi olma hakkı üzerinden) "işimiz garanti olsun, profesyonel bir avukatla çalışalım" dedik ve 1000 Euro’ya yakın bir ücret ödedik. Başvurular yapıldı, evraklar teslim edildi ve eşime geçici 6 aylık oturum ve çalışma hakkı tanıyan belge verildi. Buraya kadar her şey yolundaydı, çalışmaya başladık ve bekledik.
Ancak asıl stres o 6 ay geçtikten sonra başladı. Ortada hiçbir dönüş yoktu. Avukatı her aradığımızda ya ulaşamadık ya da "çok yoğunum" gibi cevaplarla geçiştirildik. Zor bela ulaştığımızda süreci uzatmak için tekrar randevu ayarladı ama ilginç bir iddiada bulundu: “IND randevusuna giderken yanınızda mutlaka Flemenkçe konuşan biri olmalı, yoksa olmaz.”
Ben iyi derecede İngilizce biliyorum ve buradaki çoğu işimi bu dille halledebiliyorum. Ama "yine risk almayalım" diyerek avukatın kendi tanıdığı tercümana da 50 Euro verdik. Randevu günü geldiğinde o tercümanla buluşup görüşmeye girdik. Fakat sonradan öğrendim ki; IND randevularında Flemenkçe bilen birinin olması resmi bir zorunluluk değilmiş. Hollanda devlet dairelerinde İngilizce, özellikle oturum süreçlerinde çok yaygın ve kabul gören bir dil; yani bize aslında tamamen gereksiz bir masraf kapısı açılmış oldu.
Bu randevudan sonra bize 3 aylık bir ek süre daha tanındı, yani belirsizlik süreci toplamda 9 aya çıktı. Baktım ki avukat benim kadar bu işin peşinde değil, ipleri elime aldım. Kendi evraklarımı bizzat kontrol edip eksikleri sisteme (IND portalı üzerinden) kendim yükledim. Belki tesadüf, belki de bu hamlem sayesinde; bu yüklemeden sadece 1 ay sonra oturum kartımız nihayet adresimize geldi.
Buradan çıkardığım en büyük ders şu oldu:IND’nin sitesi aslında çok net ve "AB Vatandaşı Eşi" (Verification against EU Law) gibi başvurular, bir avukata binlerce Euro dökmeden yapılabilecek kadar şeffaf. İşini iyi yapanlar mutlaka vardır ama "işim garanti olsun" diye verdiğiniz para, bazen sadece vakit kaybı olarak size geri dönüyor. Kimse sizin dosyanızı sizin kadar sıkı takip etmez. Ben "riske atmayayım" derken aslında daha büyük riske girmişim; dosyamı benim kadar önemsemeyecek insanlara emanet etmişim.
Benim tecrübem maalesef hem nakit hem vakit kaybı oldu. Eğer sizin de benzer bir durumunuz varsa, aracı kurumlara bel bağlamadan önce resmi kaynakları (ind.nl) kendiniz inceleyin ve evraklarınızı bizzat takip edin. Kendi işinizin patronu olun.
NOT: Bu konuyla alakalı, hangi evrakların gerektiğini ve sisteme nasıl yükleme yapılacağını içeren detaylı bir rehberi yakında yine burada paylaşacağım.
Hollanda’ya yeni gelecek olan veya oturum süreciyle uğraşan arkadaşlar için kendi yaşadığım, biraz pahalıya patlayan ama büyük dersler çıkardığım bir tecrübemi paylaşmak istiyorum. Amacım, benim düştüğüm hatalara düşmemeniz ve kendi işinizi takip etmenin ne kadar kritik olduğunu görmeniz.
Ben Bulgaristan doğumlu, çifte vatandaşım; eşim ise Türk vatandaşı. Hollanda’ya geldiğimizde eşimin oturum başvurusu için (AB vatandaşı eşi olma hakkı üzerinden) "işimiz garanti olsun, profesyonel bir avukatla çalışalım" dedik ve 1000 Euro’ya yakın bir ücret ödedik. Başvurular yapıldı, evraklar teslim edildi ve eşime geçici 6 aylık oturum ve çalışma hakkı tanıyan belge verildi. Buraya kadar her şey yolundaydı, çalışmaya başladık ve bekledik.
Ancak asıl stres o 6 ay geçtikten sonra başladı. Ortada hiçbir dönüş yoktu. Avukatı her aradığımızda ya ulaşamadık ya da "çok yoğunum" gibi cevaplarla geçiştirildik. Zor bela ulaştığımızda süreci uzatmak için tekrar randevu ayarladı ama ilginç bir iddiada bulundu: “IND randevusuna giderken yanınızda mutlaka Flemenkçe konuşan biri olmalı, yoksa olmaz.”
Ben iyi derecede İngilizce biliyorum ve buradaki çoğu işimi bu dille halledebiliyorum. Ama "yine risk almayalım" diyerek avukatın kendi tanıdığı tercümana da 50 Euro verdik. Randevu günü geldiğinde o tercümanla buluşup görüşmeye girdik. Fakat sonradan öğrendim ki; IND randevularında Flemenkçe bilen birinin olması resmi bir zorunluluk değilmiş. Hollanda devlet dairelerinde İngilizce, özellikle oturum süreçlerinde çok yaygın ve kabul gören bir dil; yani bize aslında tamamen gereksiz bir masraf kapısı açılmış oldu.
Bu randevudan sonra bize 3 aylık bir ek süre daha tanındı, yani belirsizlik süreci toplamda 9 aya çıktı. Baktım ki avukat benim kadar bu işin peşinde değil, ipleri elime aldım. Kendi evraklarımı bizzat kontrol edip eksikleri sisteme (IND portalı üzerinden) kendim yükledim. Belki tesadüf, belki de bu hamlem sayesinde; bu yüklemeden sadece 1 ay sonra oturum kartımız nihayet adresimize geldi.
Buradan çıkardığım en büyük ders şu oldu:IND’nin sitesi aslında çok net ve "AB Vatandaşı Eşi" (Verification against EU Law) gibi başvurular, bir avukata binlerce Euro dökmeden yapılabilecek kadar şeffaf. İşini iyi yapanlar mutlaka vardır ama "işim garanti olsun" diye verdiğiniz para, bazen sadece vakit kaybı olarak size geri dönüyor. Kimse sizin dosyanızı sizin kadar sıkı takip etmez. Ben "riske atmayayım" derken aslında daha büyük riske girmişim; dosyamı benim kadar önemsemeyecek insanlara emanet etmişim.
Benim tecrübem maalesef hem nakit hem vakit kaybı oldu. Eğer sizin de benzer bir durumunuz varsa, aracı kurumlara bel bağlamadan önce resmi kaynakları (ind.nl) kendiniz inceleyin ve evraklarınızı bizzat takip edin. Kendi işinizin patronu olun.
NOT: Bu konuyla alakalı, hangi evrakların gerektiğini ve sisteme nasıl yükleme yapılacağını içeren detaylı bir rehberi yakında yine burada paylaşacağım.